Karadeniz Kızıl Duydunuz mu? Deniz ürünü tüketmeyin

Dün ilginç bir şekilde musluğu çevirdiğimde bazı seferlerde sanki kırmızımsı bir su aktığını farkettim. Bunu araştırırken hiç karşılaşmayı düşünmediğim şeylerle karşılaştım. Red Tide diye bir olayın olduğunu, şuan karadenizde görüldüğünü ve yaklaşık bir ay kadar daha zehirli halin süreceğini öğrendim. Musluğu çevirdiğimde karşımda gördüğüm kızılımsı suyun bunlarla pek bağlantısı var mıydı bilemiyorum ama bu noktaya getirip bir kat daha bilinçlenmeme ve bunları sizinle paylaşmama sebep olması sebebiyle sevdim onu :)



Red Tide Kırmızı Gel Git diye de adlandırılıyor. Şöyle ki fitoplankton cinslerinden bir veya bir kaçı suyun içerisindeki fosfor ve azot gibi besin maddelerinin artışıyla doğru orantılı olarak artıyor.( Bu fosfor ve azotun temel kaynağı da KANALİZASYON ve TARIM ATIK SULARIDIR.) Bir süre sonra içlerindeki ateş rengi alglerin yoğunluğu da artıyor ve suyun kırmızıya dönük bir renge sahip olmasına sebep oluyor. Aynı zamanda ürettikleri toksinler zehirli. Bu planktonlarla beslenen diğer deniz canlılarını tüketmek de aynı tehlikeyi oluşturuyor üstelik.

Anladığım kadarıyla Red Tide için denizin durgunluğu ve ısısı da önemli. Elbette bir diğer önemli unsur da deniz anaları. Bu planktonlarla beslenen deniz anaları sularınızda ne kadar çoksa o kadar az karşılaşıyorsunuz kırmızı manzarayla. Karadenizde şu günlerde yaşanan Red Tide için bazı uzmanlar açıklamalar yapmışlar, gelin onlara bir göz atalım:

"Karadeniz'de hızla yayılarak Ereğli'ye kadar gelen kızıl tabakanın 15-20 gün daha etkili olması bekleniyor. Kızıl tabakanın balık ölümlerine yol açabileceği ve insanları da etkileyebileceği belirtildi."

Düzce Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜ-BİYOM) Müdürü Yrd.Doç Dr. Deniz Yağlıoğlu ise “Dünyada ve özellikle ülkemizde birçok örneğine rastlayabileceğimiz, literatürde ‘red-tide’ olarak bilinen olayla karşı karşıyayız. Bu olay genellikle ilkbahar ve yaz aylarında görülür. Mevsim normalleri üzerinde seyreden hava ve su sıcaklıkları, kış mevsiminde de böyle bir durumla karşılaşmamıza sebep olmuştur” dedi.

İNSANLAR TÜKETİRSE...Yağlıoğlu, uyardı: “Bu bölgelerde yine plankton yoğunluğuna göre balık ölümleri gerçekleşebilir. Planktonlar hem ürettikleri toksik maddeler hem de balıkların solungaçlarına yapışması nedeniyle oksijen alamamalarına neden olabilir. Oksijenin olmaması diğer canlıların da olumsuz etkilenmesine sebep olur. Bu planktonları tüketmekte olan kabuklu deniz canlılarının insanlar tarafından tüketilmesi sebebiyle olumsuz etkiler görüldüğü de bundan önce yaşanan olaylarda rapor edilmiştir.”

Ben zaten et tüketiminden yana hiç değilim mümkün olduğu sürece tüketmeyin derim! Üstüne bu iş daha bir tehlikeli.

Bütün dünyada sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde seyrettiği aşikar. Dolayısıyla tüm denizler bu ve bunun gibi olaylardan etkilenecek. Siz iyisi mi en azından bir süre deniz ürünü tüketimine mola verin. Alışkanlıklarını değiştirmeye çabalayın.

Balıklar, deniz ürünleri artık sandığınız faydalardan daha fazla zarar getirebiliyor. Ağır metal birikimleri, toksik atık zehirlenmeleri bunlardan bir kaçı.

Çocuklarınıza folik asit için bol bol mercimek, yeşil yapraklılar, brokoli, kuşkonmaz gibi şeyler sunun. Omega-3 içinse ceviz, kekik, nane, semiz otu ve ıspanak tüketin.

Çocuklarınız için seçimlerinizi her zaman en doğal ve zararsız olandan yana yapmanız dileğiyle.

Bunlar İlginizi Çeker mi?